Sosyoloji

Kukla ... Taylan Özkan

21-04-2009

“Bir insanı köleleştirirsin aldırmaz, köle dersin kaldırmaz!”

Sokakta kendisine bakan birine “ne bakıyorsun lan deyip” diklenen insanlar, kendilerini sömüren, köleleştiren, evlerinde bile izleyenlere karşı en ufak bir tepki göstermiyorlar. Karga, cep saati ve şapkadan oluşan bir ulusal mitologyanın peşinde sürüklenen milyonlarca koyundan farkımız yok.

Üç arkadaş konuşuyordu. Biri “Özgürlük adına kadınlar mecliste çoğalmalı” dedi. Diğeri “Eşcinseller de meclise girebilmeli” dedi.  Üçüncüsü atladı; “Demek ki özgürlük meclissizlikten geçiyor”

İnsanlar neden “kimse bizi yönetemez” demek yerine, “kim bizi yönetsin” diyorlar. Kukla olmak çok mu hoşlarına gidiyor? İplere bağlı olmadan kol ve bacak hareketleri yapamayacaklarından mı korkuyorlar? Yoksa beyinleri güzel bir dünya hayalini tasarlayamayacak kadar çürümüş mü?

Bu ülke insanı televizyonda fular takan, yaşlı, suratsız bir adam gördüğünde “bak adam doğru analiz yapıyor, en azından yapacak” deyip açar ağzını anlamsız bir ciddiyetle başlar dinlemeye. Sözde aydın da atıp tutar kendisini izleyen garibanların odaklanmış bakışları karşısında; “efendim demokrasilerde bunlara yer yok”, “bu ülkede demokrasi var, höyt”. Evinde çayını yudumlayan, çekirdek kıran halkta derin nefes alır “tabii ya demokrasi var” diyerek. Tam bu noktada Churchill’den alıntı yapmak istiyorum. “daha kötü olan diğer tüm yönetim biçimlerini saymazsak, demokrasi en kötü yönetim tarzıdır. Demokrasinin iyi olan hiçbir tarafı yoktur aslında; iyi olan birkaç özelliği de dışarıdan gelmiştir. Demokrasi tiranlıktan ve diktatörlükten kaçınma biçimidir; hepsi bu. Fakat en kötüsü, demokrasi, demokrasiye inanmayan bir zalimi bile iktidara getirebilir.” Burada söylemek istediğim demokrasinin kötü olup, değişmesi gerektiği değildir. Adı ne olursa olsun sistem yapıcıların koyduğu kurallardaki bozuklukların bir şekilde dile getirilip, halka zarar veren ne varsa yok edilmesidir, halkın yok edilmesi değil!

Artık dünyada, en azından bu ülkede korkunun getirdiği yalakalığa yer olmamalı. İnsanlar sevip, sevmediği her şeyi özgürce dile getirebilmeliler. Nazi Almanyasındaki gibi marşlarla, tek sıraya geçmelerle, amansızlıklarla sağlıklı bir toplum yaratılmaz. Sağlıklı bir toplum huzurlu, özgür, açlık yaşamayan bireylerin dayanışması ile oluşur.

Şimdi gökyüzüne bakıp, şarkıyı dinleme zamanı.. “Tre trallande jantor”

Taylan Özkan

Yorumlar