Felsefe

Dostluk üzerine ... Halil Cibran

20-11-2017
 
Yazar antires08 Tarih: Çarşamba, 02. Nisan 2008
 
Ve bir ergin, bize dostluktan sözet dedi.
Ve o karşılık verdi:
Sizin dostunuz sizin ihtiyaçlarınızın karşılığıdır.
Sizin aşkla ektiğiniz ve şükranla biçtiğiniz tarlanızdır.
Ve sizin sofranız ve ocağınızdır.
Çünkü siz ona açlığınızla gelmektesiniz ve siz onu huzur içinde aramaktasınız.
Dostunuz düşüncesini açıkladığı zaman ruhunuzun << hayır>> ından korkmayınız, ne de << Evet >> i reddediniz.
Ve kalbiniz, sukün içinde ise onun kalbini dinlemekten vazgeçmesin.
Çünkü dostlukta bütün düşünceler, bütün arzular, bütün bekleyişler sözsüz olarak doğarlar ve dilsiz bir sevinç içinde bölünürler.
Siz dostlarınızdan ayrıldığınız zaman üzülmeyiniz;
Çünkü onda çok sevdiğiniz şey, onun yokluğundan daha iyi ortaya çıkar, Nasıl ki tırmanıcıları için dağ,ovadan daha iyi görünür.
Ve ruhunuzda derinlik yoksa dostlukta amaç yoktur.
Çünkü, kendi öz sırlarını açıklamadan başka şey arıyan aşk, aşk değildir fakat atılmış bir ağdır: ve sadece faydasızı bulmuştur.
Ve en iyi yanınız, dostunuz için olmalıdır.
Eğer o sizin denizin met ve cezirinden cezri bilmeğe zorunlu ise meddi de bilmeli.
Çünkü, eğer siz onu vakit öldürmek için arıyorsanız dostunuz neye yarar ?
Onu daima canlı saatler için arayınız.
Çünkü sizin ihtiyaçlarınızı karşılamak onun ödevidir, fakat sizin bosluğunuzu değil.
Ve sizin dostluğunuzun tatlılığı içinde gülmeli ve hazzı bölüşmelidir.
Çünkü küçük şeylerin şebnemi ile kalp, kendi sabahını ve kendi tazeliğini bulur.

Yorumlar